top of page

anlamadım ben bu hayatın nasıl geçtiğini

  • demirokcoskun
  • vor 15 Stunden
  • 1 Min. Lesezeit

Bugün başladığım bu blog bir kadını, annem Ayse Necla Demirok'u, dolayısıyla onun yaşamında yer alan insanları kapsayacak. Konu bir zamanların da yeni Türkiye'si aynı zamanda. Çünkü kendisi Cumhuriyet'in kuruluşundan dört yıl sonra, 1927 de doğuyor.

Onun öyküsü herkesin kulağına ilginç gelmeyebilir. Çünkü anlatılanlar olağanüstü değil. Tam tersine, beni yazmaya iten de tam olarak bu: olağanın güzelliği.

Elimde bulunan sayısız fotoğrafın da bağlamlarından kopup dağılmalarının önüne geçmek istedim. Ailede bunu yapabilecek kalan tek kişi benim.

Yalnızca onlar bile belli bir dönemin estetiğini gözler önüne sermeye yetiyor. Fotoğraf dediğimiz o kimyasal sürecin geride bıraktığı gölgelerin ardında ise yaşanmış hayatlar var. Birlikte bakmayı öneriyorum.

Bu anlatı için defalarca farklı biçimler denedim. Hiçbiri içime sinmedi. Önce doğru anlatımın ne olabileceğine dair bir yol bulamadım. Sonunda buna bir blog olarak başlamaya, zamanla da onu bir videoya dönüştürmeye karar verdim.

İstedim ki anlatının dili canlı kalsın; anlatı da yaşamaya devam etsin. Çünkü başlığın çağrıştırdığı "geçmişte kalmışlık" aslında görece bir kavram. Sözünü ettiğim kişi artık aramızda değil. Ama yaşam sürüyor; bu yüzden gerçekten sona ermiş hiçbir şey yok. Geçmişi bugün biz taşıyoruz. Bizden sonra da başkaları geçmişe dönüşecek bugünü devralacak.


 
 
 

Kommentare


Impressum:


Coşkun Demirok
Kuveyt Caddesi 19/9,

Aşağı Ayrancı
Ankara

Kontakt:
 


E-Mail: demirok.coskun@gmail.com

bottom of page