top of page

benim için bir liman

Aktualisiert: 7. Aug.

a harbour for me

1970 li yıllar. Düsseldorf'a gidişimden sonra, ilk Türkiye ziyareti. Ege'ye dogru otobüsle yoldayız. Dinlenme molası.

The 1970s. My first trip back to Turkey after moving to Düsseldorf. On the bus to the Aegean. Taking a quick break.




1943 yılında İzmir Kordonboyu’nda çekilmiş çok güzel bir fotoğraf. Sağdaki annem, ortadaki ise onun uzun yıllar en yakın dostu olan Zuhal. Üçüncü genç kadının adını artık hatırlamıyorum; sanırım daha sonra bir yangında hayatını kaybeden kişiydi. Üçü de aynı yıl, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilerici okullarından biri olan İzmir Kız Lisesi’nden mezun olmuşlardı.

A beautiful photo from 1943, taken on Kordonboyu, the famous promenade of İzmir. My mother is on the right, with her lifelong friend Zuhal in the middle. I no longer remember the name of the third young woman, who I believe later tragically died in a fire. That same year, they all graduated together from the İzmir Kız Lisesi, one of the progressive schools of the young Turkish Republic.

02


Düsseldorf'a geldiğim ilk yıldı. 21 yaşıma basmıştım. Ankara'yı terk edişim, dayanılmaz bir özgürlük duygusunun sonucuydu. Annem neredeyse hiçbir şeyime karışmazdı; hiçbir şeye zorlandığımı anımsamam. Düşüncelerime saygı gösterirdi. Yine de içinde bulunduğum çevrede kendimi mutsuz hissediyordum. Ankara bana dar geliyor, var olan başka dünyaların erişilmezliği beni bunaltıyordu. Bu arzum o denli ısrarcı bir hal almıştı ki sonunda yurt dışına gitmeme razı oldu.


Beni maddi olarak desteklemesi olanaksızdı. Fakat kendi ortamında oldukça başarısız olan ben, artık yalnızca doğru bulduğumu gerçekleştirerek kendi yaşamımı kuracağımdan emindim.

İlk yıllar yalnızca sonunda kavuşmuş olduğum özgürlüğümle meşguldüm. Ta ki annem, bir telefon görüşmemizde —ki 70'li yıllarda Türkiye bağlantısı oldukça zahmetli bir işlemdi— kendisini düzenli aralıklarla aramamı beklediğini kesin bir dille belirtinceye kadar. Bu bağımız giderek sıklaştı, hatta 40'lı yaşlarımda neredeyse gündelik bir rutine dönüştü.


80'li yıllarda uzun süre Türkiye'ye dönememiş olmama rağmen ondan kopmadım. O da elinden geldiğince Düsseldorf'a gelmeye çalışırdı. Aramızdaki binlerce kilometrelik mesafeye rağmen, ona karşı hiçbir zaman duygusal bir uzaklık hissetmedim. Tam tersine, kulağa ne kadar bencilce gelse de kendisi benim için —tabiri caizse— uzakta ama her zaman ulaşılabilir bir limandı. Şunu demek istiyorum: Onun varlığı, artık ancak kendine yetecek kadar gücü kalmışken bile bana güç verirdi. Kendime olan güvenimin kaynağı bir anlamda annemdi. Nerede olursam olayım, sanki o hâlâ varmış ve her an ya yüz yüze ya da telefonda adımı seslenebilirmiş gibi geliyor bana bazen.

02


It was my first year in Düsseldorf, and I had just turned 21. Leaving Ankara was the result of an overwhelming, irresistible desire for freedom. My mother never interfered in my choices; she deeply respected my thoughts, and I cannot recall ever being forced into anything. Yet, I felt profoundly unhappy in my surroundings. Ankara felt far too small, and the absolute inaccessibility of other worlds suffocated me. This longing became so persistent that she finally consented to my going abroad.


She couldn't support me financially, but despite my complete lack of success up to that point, I was certain I would build my own life entirely on my own terms.

In the early years, I was preoccupied solely with enjoying my newfound freedom. That changed when my mother firmly stated during a long-distance phone call—a cumbersome, complicated process to Turkey in the '70s—that she expected me to call regularly. Our connection grew increasingly close, turning into an almost daily routine by the time I reached my 40s.


Although I couldn't return to Turkey for a very long time during the 1980s, I never grew apart from her. She, too, visited Düsseldorf whenever she could. Despite the thousands of miles of physical distance between us, I never felt emotionally detached. On the contrary—as selfish as it might sound—she was, so to speak, a distant yet always reachable harbor. Her quiet presence gave me strength, even when she barely had enough left for herself. She was the true source of my self-confidence. Wherever I am, I sometimes feel as though she is still right here, ready to call out my name at any moment, either in person or over the phone.


 
 
 

Kommentare


Impressum:


Coşkun Demirok
Kuveyt Caddesi 19/9,

Aşağı Ayrancı
Ankara

Kontakt:
 


E-Mail: demirok.coskun@gmail.com

bottom of page